Ürün dosyası 

Uzunca bir zamandır yeni bişeyler ekleyemediğim  bloğuma uzun zamandır kullandığım cilt bakım ürünleriyle Merhaba demek istedim 😊.Öncelikle çok problemli bir cildim olmadığını belirtmek isterim ama belli bölgelerde renk eşitsizlikleri bir kaç sivilce lekesi ve bir kaç tanede çillerim var.Karma olan cildimin nem dengesini sağlamak için güZel  bi nemlendirici arıyordum ve özellikle gözaltı morluklarım beni çok rahatsız ediyordu.Onun içinde bi göz çevresi kremi ve takip ettiğim YouTuberlardan methini çok duyduğum peelingi almaya karar verdim. 

 
Peeling i çok fazla kullanamadım bende sivilcelenme yaptı çünkü ama nemlendiricisini çok beğendim zaten clinique markasının belli ürünleri çok güzel bunu özellikle gece sürüp gündüz uyandığınızda çok aydınlık ve dinlenmiş bir ciltle merhaba diyorsunuz aynalara 😊. Benim göz çevremde çok yoğun morluklar olmadığı için mi bilemedim göz çevresi kreminin de çok bir etkisini göremediğim doğrudur.

Kitaba dönüşmeyi istemek…

Kafkanın ” Dönüşüm ” adlı kitabını bilmeyen yoktur. Eğer okumayanınız varsa okuma listesinin başına yerleştirmeli kesinlikle! Gregor Samsa bir sabah işe gitmek üzere uyandığında kendini böcek halinde bulur…ve herşey değişir. Daha fazla bahsetmeyeceğim belki okumak isteyeniz olursa zaten ince bir kitap, aynı zamanda harika bir piskolojik çözümlemedir Kafkanın dönüşümü.

Bu aralar içimdeki ses(ki sık sık muhabbet halindeyiz) bir kitap olsan mesela diyor bana ne yazardı sayfalarında hangi yüzyıla ait olurdun kimin elinde gezerdin yada hangi kütüphanenin hangi rafında diyor ve düşüncelerin kucağına bırakıyor beni kendimce uyarlıyorum bunu bence insanlar sanki bir kitap gibi yaşasalar her dakikaları kelime olsa sonra saatler cümleleri getirse sonra sayfalar devrilse ve bu kitap benlik herkes tarafından okunacağı bilinse insanlar daha bir özense kendine zaten biz çok severiz elalem ne der tarzını güzel şeyler yazmak için kendi kitabına yarışsa mesela…

En güzel dua olsa yaşamımız, harika tecrübelerimizi ölümsüzleştirsek, sonra hayallerimiz bizi biz yapan şeyler onları ete kemiğe büründürsek bu kitaplarda gerçek hayatta ulaşamadıklarımız sayfalarımızda olsa taa içimizde nefes alsa … Hiç yalan dolan yazılmasa bu kitaba gıybet dedikodu yasaklı kelimeler olsa hayat daktilosunda -se -sa ekiyle biten bir yığın cümle kurabilir hatta kitap yazabilirim. 

Ben bir kitap olsaydım eğer herşeyle ilgili bişey bulurdunuz sayfalarımda bazen terlik ve pijamalarımla çıkardım karşınıza bazen laboratuvar önlüğüm üstümde plastik eldivenimin kokusunu duyardınız…bazen sırtımda çantamla hiç bilmediğiniz bir yerde hiç bilmediğiniz bir dili konuşurken çıkardım aniden, sonra bir tarçın kokusu alırdı sayfalarımı  odanıza yayılan mutfağımda pişen kekle derken güzel bir müzik tınısıyla çalınırdım kulaklarınıza ön sırada ben , sonra gözlerim bağlı arardım sayfalarımı körebe oyununun ebe annesi olurdum can parçalarımı ararken, İstanbul da olmak isterdim tarihi bir kütüphanede merdivenle çıkılmalıydı bu ilk buluşmaya tarihe gömülmek isterdim ya da tarih kokmak ama henüz açılmamış çağların müjdeleyicisi gibi … 

 

Yalnızlığımı dinliyorum gözlerim açık!

Son zamanlarda en çok sevdiğim belkide vakit olarak uygun olduğum için sıkça yaptığım birşey benimde…Hayatın akışı radyo programlarıyla paralel ilerlediği şu günümüzde şöyle bi kapatma düğmesi aramıyor değil zihnimiz işte tam o anda iç sesi dinlemek  gerekiyor bence 

 
Evdeki en sevdiğiniz köşe açık Denizlerde fersah fersah yol katetmiş olan belleğinizi ve bedeninizi uçsuz bir liman dinginliğine kucaklıyor…bütün kabuklarınızı atıp kumlara serili veriyorsunuz, bir de sevdiğiniz şarkı çalıyorsa fonda o Zaman katmerleniyor bu keyif ruhunuzu besliyorsunuz özenle yudumlarken kahvenizi ama çoğumuz kaçıyoruz en çok  kendimizden hep bişeylere yetişme endişesi alıkoyuyor bu iç yolculuktan…Benim duygularımı kaleme kağıda dokundurmam ilkokul sıralarında başladı günlük tuttuğum saatler en zevkli zamanıydı benim için günün…O zamanlardan severdim kendimle başbaşa muhabbeti, şu sıralar okuduğum kitapta benle aynı fikirde olan bir yazara ait …. 

 
Jurnal, Fransızca günlük demek, benim gibi geç tanışanlarınız var ise elini çabuk tutsun derim çünkü kesinlikle harika bir kitap! Hayata aynı çerçeveden baktığınız yazarların kitaplarını okurken aldığınız haz paha biçilemez. Artık günlük tutuyormuyum? Hayır. Ama jurnal i okurken yeniden başlamaya karar verdim en azından kendime gözümü açıp değişimi farketmek için…

                                                                                                           Sevgiyle ve umutla kalın

Hava soğuyunca moda…

Bu kış benim gibi palto ihtiyacı olan moda tutkunları daha doğrusu stil sahibi olanlar için bir kaç öneri  

    
 Ayrıca ben şöyle biraz farklılık desen istiyorum diyenler için ise önerim kesinlikle ekoseli desenler  

 Geçen sezondan da alışık olduğumuz oversize modellerde sık karşılaşacağımız modeller arasında yerini aldı 

 Eğer biraz daha canlı ve dinamik görüntü isteyenler için ise kesinlikle puffy montlar  

  

Bol köpüklü kahkahalar, süt tozuna bulanmış muhabbetler dileğiyle😊

Aramızdaki mesafeler ne kadar uzak olsada  sesi hep içimi ısıtan canarkadaşım Zeynep le konuşurken dökülen bu güzel sözler bugünkü ilham kaynağım…

Kahve çok önemli bir kültürdür hayatımızda özellikle Türk kahvesinin tarihi çok eskidir sıkıcı olmamak kaydıyla kahveye bir tarihsel dokunuş yapıp daha eğlenceli konular ekliyecem yazımın devamına…

   
 Latince adı kökboyasıgiller(Rubiaceae) famiyasına ait bir türdür(Mesleğim gereği bu bilgiyi vermek zorundaydım😊)Kahvenin ana vatanı bilindiği gibi Etiyopya olmakla birlikte dünyanın bir çok ülkesinde kahve yetiştirilmektedir. Yemen bu şehirlerden biridir mesela…Kahvenin ülkemize gelişi ise 1.selim zamanında yaklaşık 1500’lerdedir.Bu kadar bilimsel bilgiden sonra İstanbul’daki en iyi 10 kahve mekanını paylaşmak isterim 

  1. Karaköy/kota( Benim favorim americano👍🏻)
  2. Bebek/ Cup of Joy
  3. Caribou/Caddebostan
  4. Milkbar/Şişhane 
  5. Geyik/Cihangir 
  6. Mahalo/Karaköy
  7. Coffee Brewlab/Beyoğlu 
  8. Çikolata ve kahve/Çengelköy 
  9. Starbucks/ Bebek(Manzara harika!) 
  10. Fes Cafe/Beyazıt(Kapalı Çarşı’nın mistik havasıyla birlikte)    Ayrıca tadı damağımda kalan Kahveler arasında Bursa Koza Handa ve Saray Bosna da Baş çarşıda ki bir handa içtiğim kahvenin tadı hala aklımın bir köşelerinde …(Resimler ban aittir)